Yeni ve işleyen stratejilerin yanında önümüze bakıp işleyecek olan şeylerede bakmak lazım. web 1-2-3 .0 olayları ortalıkta gezerken bizde geri kalmayalım. Daha web 3.0 devrine geçmedik. WEb 2.0 halindeyiz. Zaten web 2.0 bi’ sonraki aşama için hazırlık gibi en azından bana göre. Tabi planlanan bi’ hazırlık safhasından bahsetmek güç olaylar bu şekilde kendi ilerliyor insanlar mantık yürütüp ilerleyişi devam ettiriyor.
Semantic web dedik de öncelikle bunu derlemeyi neden yazdığımı belirteyim. Açıkçası esinlenme kaynağım r10. Orda bir tartışmada bazı seo uzmanlarının! semantic web’i dandik botlarla eşleştirmesi garibime gitti. Seoros kullanıcı adıyla sitemiz adına özetle “olay botlara içerik yedirme” çoğu zaman doğru bir kavram. caffein ile özgün içeriğin önemi arttı, kopya içerik yemiyor diye söyleyenlerin hiç arama sonuçlarına bakmadan, uygulama yapnadan konuştuklarına eminim çünkü hala backlinki sağlam olan kopya içeriği ilk sayfaya taşıyabiliyor. Neyse bu web 3.0 olayına bende çok hakim değilim çünkü ortada tam uygulama yok ama ön bilgi olması ve hazırlıksız yakalanmamak adına biraz araştırma yapıp daha önceden öğrendiklerimi de birleştirerek sizi bilgilendirmeye çalışacağım. Altta bazı yararlandığım kaynakları belirttim. Bu yazıyı okuduktan sonra onlara da göz gezdirmenizi öneririm.
Semantic web kavramını tanımlaman için en iyi yol bunu ortaya atan kişilerin sözleri olduğunu düşünüyorum.
Anlamsal web yeni ve ayrı bir web olmayıp, bilgilere iyi tanımlanmış anlamların verildiği, bilgisayarların ve insanların birlikte çalışmalarına imkan veren bugünkü web’in bir uzantısıdır. – T. Berners-Lee, J. Hendler, O. Lassila
Yeni önümüze yeni bi’şey çıkmayacak. Önümüzdekileri bizim istediğimiz gibi düzenleyecek. Arama motorları zaten kısmen semantic web’e geçti. Geçmek zorundalar yoksa arama sonuçlarında saçma sitelerle karşılaşırız. 2008 yılında arama motorları tarafından ilk uygulamalara geçildi.
Uzun teorik anlatımlardan yana değilim. Size 2-3 örnek verip ondan sonra devam edelim.
Gezi ile alakalı bir sorgu girdiğimizi düşünün.
“Paris’te eyfel kulesinin yakınlarında yemek yemek istiyorum”
Yani bu kadar uzun bir sorguya yanıt verebilecek olan semantic web algoritmasından tahminen şu cevapları alacaksınız. (tahminen diyorum çünkü tam olarak uygulama yok.)
Eyfel kulesi hakkında;
Eyfel kulesinin kaç yılında yapıldığını, tasarımıcısnı, kuleye giriş-çıkış saatlerinii ve ücretlerini ve konumu detaylı bilgisi
–
Yemek hakkında;
kulenin yakınındaki restaurantlar hakkında bilgiler, öneriler.
ve insanların sosyal medya sitelerinde bu konu hakkındaki fikirleri, daha önceden yapmış olduğu değerlendirmeleri sizin önünüze koyacak.
Tek sorgu ile işi bitireceksiniz. Reklam stratejisi olarak da ben misal uçak şirketlerinin arama motorları ile anlaşarak Paris’e uçak bileti önerileride sunabileceğini düşünüyorum.
Olay bu. Yani web 3.0 bizim ne yapmak istediğimizi anlayacak ve bize önerileri sunacak. Çok konuşulmadığı için bazı platformlarda çok büyütülüyor. Normal bir webmasterın web 3.0 gereklilikleirni görüp olaya adapte olması çok uzun sürmez. Kaldıki web 3.0 ‘a önce adapte olması gerekenler;
Arama motorları
İşletim sistemleri
Browserlar.
Bu internette işimizi görmemizi sağlayan 3 ana arter kendilerini olayın gerekliliklerine göre değiştirmeye başladıklarında bizde yavaş yavaş olaya vakıf olacağız. Zaten şu anda kimse bu algoritma hakkında tıp tutmaya, basit botlara bağdaştırmaya, uzmanım deme hakkında sahip değil çünkü tam olarak uygulama yok.
İlla tartışacaksak örnekleme üzerinden giderek neler yapabileceğimizi tartışabiliriz.
Örneğin; Küçük siteler bitecek mi?
İnsanlar sosyal ağlara mı kayacak?
Webmasterların yapacağı sitelerini daha kolay ulaşılabilir hale getirmek. Örnek vermek gerekirse;
“karnım acıktı” sorgusu arama motoruna girdiğinizde muhtemel arama sonuçlarında size en yakın yerleri sıralayacak. Bunun için iletişim sayfalarını daha düzenli hale getirmekte fayda var.
Ee peki bizim küçük siteler ne olacak?
(Bu tabiki benim tahminim.) Twitter, facebook, delicous,friendfeed gibi ağlar çok daha popüler olurken bu sitelerin parçası olmaya bakacaksınız. Yani doğal olarak imlenen siteler için sorun yok. Ama yine de bu tip küçük siteler için arama hacminin düşeceğinden eminim. Küçük sorgular için kullanıcılar sosyal medyadan gelen cevapları yeterli bulacaklardır. (Twitter yazısı,facebook yorumu vs.)
Ne yapalım?
Tam olarak web 3.0 sürecine daha çok fazla yıl var. Kimse bu iş için uygun değil şimdilik. Bu iş için plan yapmak hayalperestlikten öte olmaz. Bu için beta sürümü geldiğinde zaten ne yapmamız gerektiğini kavramış oluruz. Örneğin arama motorları sesimizi algılayıp 3 boyutlu sonuçlar karşımıza çıkarabileceğini düşünürsek elimiizden şimdilik bi’şey gelmez. Arama motorlarının politikasına göre hareket etmek gerekli. Ve onların yolu daha çok uzun..
Web 3.0 hakkında genel bir bilgi vermeye çalıştım. Bu konuyu büyütüp yaygara koparılsada dış ortamlarda da çok fazla popüler bir konu değil. Çünkü korkusunun sarmasına daha çok var. Kaldıki webmaster bulunduğu zamandan para kazanır, proje üretecek adam 1 adım ilerdeki zaman için para kazanmaya çalışır ama bu 10 adım ilerde. Bu konuda hayalgücü olanların yorumlarını alabiliriz, arama motorları hangi taktikleri uygular vs.
Bu işin tabi birde teknik yönü var. Ontolojik olarak veri değerlendirmesi. Çok vakıf olmadığım bir konuyu buraya kopyalama gereği duymadım. Aşağıdaki konudan veri okuma ve değerlendirme olayına göz gezdirebilirsiniz.
http://www.ahmetalisuzen.com/aas/post/2009/08/03/Anlamsal-Ag(Semantic-WEB)-Nedir.aspx
Bahsettiğim iletişim sayfalarını düzenlemek için gerekli standartları ve güzel bi’ makale var.
http://www.klavyemonitor.com/Web_Sitelerinde_Iletisim_Sayfasi_Standardi.html
Daha derin bilgi ;
http://semanticweb.org/wiki/Main_Page
Arama motorları gelişiyor peki nereye kadar? Fikriniz?



Semantik web üzerine Hakia.com arama motoruna bakabilirsiniz. Şuan türkçe aramalarda pek verim alamıyoruz ama yabancı aramalarda sistemi test edebilirsiniz. Sisteme baktığınız zaman genelde sosyal medyalardan içerik çektiğini görüceksiniz. Arama motorlarının geleceği konusuna gelince ben olayın tekelleşeceğini düşünüyorum. Çok büyük siteler arama motoru ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Küreselleşme olayı internette tavan yapacaktır. Şuanda bile bazı sitelerde otomatik dil çeviri sistemi mevcut ve gün geçtikçe çeviri kalitesi artıyor. Düşünsenize bir foruma kendi dilinizde yazı yazıyorsunuz oraya almanyadan giren kişi o yazıyı almanca görüyor, onun almanca cevabını siz de türkçe görüyorsunuz. Sistem bu hale gelicek bence. Ve durum böyle olunca küçük sitelere şans tanımıyorum ben.
olaya bu kadar takılmaya gerek yok
1997′de google’mi vardı ?
yada geçen yıl caffeine mi vardı ?
bir algoritmayı çözmek için bazen sadece şans bile yetebiliyor.
kendi sorularınızın yanıtlarını kendiniz veriyorsunuz
yıkılmamak için “büyük olmak” bu kavram oldu bitti geçerli.
büyüksen algoritmayı sen geliştirirsin
küçüksen peşinden sürüklenirsin.